Pendname

Milcan

PENDNAME
Feridüddin-i Attar

HIRS BAHSİ

Her kim hırs ile dünya varlıklarına erdiyse şüphesiz ki Tanrı ondan hoşnut olmamıştır. Bu nefsi bir deve kuşu gibi farz et, ne yük taşır ne havada uçabilir dediğin zaman deveyim der, yük vursan kuş olduğunu söyler. Nasıl ki zakkum ağacının rengi gönül çekici, fakat tadı acı, kokusu ağırdır.
Nefsi kulluk ödevine çağırırsan tembellik eder. Fakat günah işlemeye gelince çevikleşir.
En iyisi bu yaramazı zindana atmak her ne derse tersini yapmaktır. Onu kulluğa boyun
eğdirmek için açlık ve susuzluktan başka çare yoktur. Deve gibi yola gel de yük taşı, kulluk yükünü Tanrı kapısına çek. Deve kuşu gibi yükten kaçan kişi hayat gülistanında ömrünü yapraklarını döker. Ya bu kapının yükünü, canla başla çekme yahut yorgun köpek gibi dilini tutmak gerek. Bu ağırlıkları taşımaktan boyun büken bol bol nefret kazanır. Mademki önce emanet yükünü çekmeye söz vermişsin, şimdi de bunu taşımaktan üzülmeyesin. İlk günde fodulluk göstermiştin, onu da cahillik yüzünden yaptın Ey oğul bir hareket göster. Tembel olma, mademki vaktiyle evet dedin söz verdin bedenini hareketsiz bırakma.

Kullukta tembellik gösterenin kazancı sapkınlık ve düşkünlük olur. Korkulu, haydutlar pusudadır. Bir kılavuz götür ki ortada aşırıp kalmayasın. Konacağın yer uzak, yükün pek ağır, çalış ki başkalarından geri kalmayasın. Yolda ağır yüklü olanlar, daima gözlerinden kan yağdırırlar. Bir lâşen var Yükünü hafiflet, yoksa yolda işin zorlaştığını götürsün.
Sırtındaki yük nedir ki, alçak dünyanın 23 süprüntüleri, sen bu yüzden böyle acılara düşkünlüklere uğramayasın. Kulluk vaktinde rüzgâr gibi ılgar yürü, bütün dünya işlerinden sıyrıl.

TEKELLUFÜ TERK ETMEK

Ey oğul başını sarıkla ne süsleyip duruyorsun? Mümkünse gönül kazan. İkbali, malı, mevkii elden çıkarmadıkça külah gibi herkesin başına konamazsın. Kendini süslemek yiğitlik değildir. Dünya süslerine kapılanlar canlarına kasdettiler.

Vücuda takvadan (Allah korkusundan) daha güzel libas, erkek için tekellüfte bir esas yoktur. Süs peşinde olan kimse cihanda yalnız rahat düşkünüdür. O gibilerin sonu muratsızlıktan başka bir şey değildir. Onlara ebedi hayattan bir nasip ve sevinç yoktur. Kendini öğme şeytan âdetidir. Mert odur ki kendini daima eksik görür. Şeytan, ben Âdem’den daha üstünüm dediği için kıyamete kadar melun oldu. Gönül alçaklığı yüzünden toprak insan olur, nur ve ateş dik başlılıkla sönüp gider. İblis, kibirliliğinden dolayı sürüldü. Âdem tövbe yüzünden makbul oldu. Âdem Tanrı’sından af dilediği için aziz oldu, şeytan ise üstünlük davasına kalkıştığından ötürü düşkünlüğe uğradı. Dane, toprağa düştüğü için el üstünde gezdirilir, başak baş çektiği için ayaklar altında ezilir.

Yorum yok

Cevap Yaz